Başkent’in yanı başında bir vaha: Eymir Gölü

Admin
Şubat 13, 2018

 

 

Başkent’te yaşıyorsunuz. Öyle çok uzaklara gitmenize gerek kalmadan, şehrin en uzak semtine bile en fazla yarım saatlik bir mesafede, bir göl kıyısında hafta sonunuzu geçirmek istemez misiniz? Düşünün, bu kadar kısa ve neredeyse yanı başınızda sayılabilecek bir mesafede bir gölün kenarındasınız. Etrafınızı saran yamaçlarda çam ağaçlarının yaydığı oksijenle ciğerlerinize, çayınızı ya da kahvenizi içerken midenize, kuşları ve manzarayı seyrederken ruhunuza ve gözünüze bayram yaptırmak istemez misiniz? Deniz kenarını aratmayacak bir göl kıyısında saatlerce yürümek, mütevazı bir büfede ekmek arası ızgara balık ya da köfte yemek hoşunuza gitmez mi?

Bu hafta sonu, kilometrelerce yol değil, Ankara’nın Eryaman semtinden sadece 40 km’lik bir mesafeyi katederek Gölbaşı ilçesi sınırları içinde yer alan Eymir Gölü’ne gidiyoruz. Sonbahar renklerinin hâlen terk etmediği, ağaçların üzerinde sararmış yaprakların yer çekimine direndiği bir mevsim havasında karşılıyor bizi Eymir Gölü. Bir de gölün üstünde bir o yana bir bu yana uçuşup duran misafir martılar.

Başkentin yanı başında bir vaha: Eymir Gölü

Bir zamanlar ODTÜ arazisi içinde kaldığından ODTÜ Gölü olarak da bilinen Eymir Gölü, 70’ten fazlası üreyen olmak üzere 200’ün üzerinde kuş türüne de ev sahipliği yapıyor. Ankara’nın Gölbaşı ilçesi sınırları içinde bulunuyor. Esasen göl, bir akarsu yatağı. Mogan, İncesu ve Eymir derelerinin aktığı vadinin alüvyonla dolması sonucu oluşmuş. İşte son kalan vahalardan biri olan Eymir Gölü, özellikle son yıllarda daha da artan gökdelenlerin arasında hapsedilmiş ve gökyüzüne hasret Ankara için adeta bir akciğer! Saklı bir cennet! Yaklaşık 12 kilometrelik gölün çevresindeki yol, Ankara’da yürüyüş yapanlar ve bisiklet kullananlar için en gözde mekânlardan birisi ve harika bir parkur konumunda.

Başkentin yanı başında bir vaha: Eymir Gölü

Yrd. Doç. Dr. Korhan Özkan, “Eymir’in Yaban Hayatı” isimli makalesinde bakın Eymir Gölü’nü ne güzel anlatmış:

“Eymir, Orta Anadolu’nun kurak bozkırlarında kurumadan kalabilmiş son vahalardan biridir. Saz kamışçını bu vahada yalnız değil. Şu sıralar sakarmekeler, küçük batağanlar, Macar ördekleri üreyecekleri yuvalarına dönmüş gölün üstünü doldurmuştur. Hatta Bahriler muhteşem kur danslarına başlamıştır. Kayıkhanenin orada balık ekmek yerken bir ıslık sesi duyarsanız söğüt ağaçlarına bakmaya çalışın. Size ıslık çalanın bir İshakkuşu olduğunu görebilirsiniz. Onlarca kuş türü Eymir’in sazlıklarında ve çevresindeki ormanlarda ürüyor. Yüzden fazlası ise daha da kuzeye göçerken Eymir’de biraz olsun soluklanma fırsatı buluyor.”

Başkentin yanı başında bir vaha: Eymir Gölü

Göl onlarca kuşa ev sahipliği yapmakla kalmıyor, çevresinde barındırdığı ağaç çeşitleriyle de adeta bir arboretum sahası. Gölün çevresi 1960’larda dönemin ODTÜ Rektörü Kemal Kurdaş’ın önderliğinde ağaçlandırılmış. Başta sarıçam, karaçam kavak, dişbudak akçaağaç gibi orman vasıflı ağaçların yanı sıra elma, erik, badem, kuşburnu, mahlep, alıç gibi ağaççık türleriyle de kuşlara yuva, insanlara huzur kaynağı oluyor şu anki hâliyle… Büyük şehrin kirli havasından, gürültüsünden, boğucu atmosferinden bu kadar yakın mesafede, bir o kadar uzak olmak ve yürüyüş yapabilmek insanı mest ediyor tabii ki. Göl kenarını kesintisiz saran ve boyları 2-3 metreyi bulan sazlıklar enfes bir görüntü oluşturuyor. Arada bir durup fotoğraf çekerken, gölün üzerinde uçuşan misafir martıları izliyorum. Sevinçle uçuşan martılar; buranın 365 gün sadık bekçileri olan siyah gövdesi, beyaz alnı ve gagası ile sakarmekeler; suyun üstünde tatlı kavgaları ve danslarıyla bahriler, küçük batağanlar özellikle çocuklar için görsel eğlenceye dönüştürüyorlar gölü…

Başkentin yanı başında bir vaha: Eymir Gölü

Şehrin muhtelif semtlerinden onlarca insan yürüyüş yapmak ve bisiklet kullanmak üzere sabahın erken saatlerinden itibaren Eymir’e geliyorlar. Göle iki kapıdan giriş yapabilirsiniz. Birincisi Gölbaşı tarafından diğeri, TRT’nin yanındaki yoldan gelerek Oran kapısından. Bisikleti olmayanlar veya yanında taşımak istemeyenler üzülmesinler…Oran giriş kapısı yanındaki bisikletçilerden, bir saatlik kullanım ücreti 10 liradan bisiklet kiralayabiliyorsunuz. Yorgunluğunuzu atabileceğiniz, çay, kahve içebileceğiniz ya da deniz kenarındaki keyfi aratmayacak ekmek arası balık ya da köfte yiyebileceğiniz balıkçı büfeleri, şirin ve küçük mekanlar olarak gölün kıyısında misafirlerini bekliyor.

Başkentin yanı başında bir vaha: Eymir Gölü

Burada yürüyüş yapan bir büyüğümden duyduğum bir sözünü hatırlıyorum; “Eğer günün erken saatlerinde yürüyüş yaparsanız önünüze aniden bir tilki ya da tavşan çıkabilir, yamaçlara doğru kaçışını zevkle seyredersiniz.” Ne yazık ki günün erken saatinde, enfes bir havada ve Ankara’nın bir vahası olan göl kenarında yürürken bu sevimli hayvanlara rastlamıyorum. Belli ki sayıları azalmış. Yine de gözüm onları aramaktan vazgeçmiyor. Ancak yamaçlara ve oradan ufuklara doğru bakarken gözüme Oran sırtlarındaki beton canavarlar takılıyor. Sanki göle göz dikmişler, pusuda bekler gibi. Şimdilik siluetini bozmaktalar. Sonrasını düşünmek ve hayal bile etmek istemiyorum. Umarım buranın ekosistemini de yok etmeyiz elbirliğiyle…

Başkentin yanı başında bir vaha: Eymir Gölü

kaynak:hurriyet

KPSS
21 Mayıs 2017