Çocukların Renkli Dünyasını Nasıl Karartıyoruz

Admin
Mart 22, 2017

Çocukları kazanabilmek için onların hayal dünyalarına konuk olmamız, onların yüreğine dokunabilmemiz gerekiyor.

Kendi yaşımızın şartları ve olgunluğuyla onların hayal dünyasına konuk olursak, etrafı dağıtmaktan başka bir şey yapmamış oluruz. Onları anlamak için onların kurallarına uygun hareket etmeli, onların yönlendirmelerine açık olmalıyız.

Eğitmenin ilk kuralı :Kendimizi sevdirmek . Çocuk sevmediği kişilere gönül dünyalarını kapatıyor, onların söylediklerini önemsemiyor; belki korkudan belki şartların etkisinden sizi ses çıkarmadan dinliyor ama sevmiyorsa sizin olmadığınız yerde istenilmeyen davranışı sergilemeye devam ediyor.

Bizim hayal dünyamız gerçekliğin gölgesinde, siyah beyaz bir rengin baskısı altındayken ,;onların hayal dünyalarında gerçek diye bir kavram yok.  Gerçeklikten uzaklaştıkça çocuklaşıyorlar, hayatlarındaki renklerin sayısı artıyor ve çocukluklarını daha anlamlı ve coşkulu bir şekilde yaşıyorlar. Ne zaman ki yaşları büyüyor ya da yaşlarının üzerinde ağır bir hayat yaşıyorlar işte o zaman hayatlarındaki renklerin sayısı azalıyor.

Coşkunluklarını kaybediyorlar.

Gerçeklik kavramı hayallerini esir etmeye başlıyor.

Küçük gönüllerinin kapısına kilit vurup kimseyi içine almıyorlar.

İşte o zaman büyümüş oluyorlar.

Her büyük insan gibi hayat denilen kavramın dişlileri arasında kendi benliklerini kaybediyorlar.

Bunun için her zaman “keşke çocuk kalsaydık” diyoruz.

Ama ne çocuk kalabiliyoruz ne de hayalimizdeki renklere sahip çıkabiliyoruz. Kendimizi anlamadığımız gibi çocuklarımıza da yabancılaşıyoruz.

Gönül kapılarını tıklatmak yerine kırarak girmeye çalışıyoruz. Tek sorun şu ki gönül kapısı yalnızca içeriden açılır, dışarıdan zorladıkça yalnızca daha sıkı kapatır kendini.

BAYRAM AKKOÇ

TEOG
26 Nisan 2017