Açıklama:

hal ekleri

Aşağıdaki kelimelere hal ekleri getirerek tablodaki yerlerine yazınız.

 

 

 

             
Kelimeler Yalın Hali Belirtme Hali Yönelme Hali Bulunma Hali Ayrılma Hali
Silgi          
Okul          
Ev          
Televizyon          
Masa          
Kalem          
Mektup          
Kitap          
Sunucu          
Yazıcı          
Simit          
Sınıf          
Ağaç          
Ben          
Pencere          
Yazar          
Şiir          
Roman          
Şair          
Dersi          
Türkçe          
Soba          
Resim          
Gömlek          
Ankara          
Ders          
Kütahya          
Mutluluk          
Korku          
Sağlık          
Kağıt          
Dert          
Koltuk          
Bulut          
Ses          
           

 

 

Aşağıdaki hikâyede boş bırakılan yerlere uygun olan hal eklerini getirerek hikâyeyi tamamlayınız.

 

 

 

 

KAR YOLLARI KAPLAMIŞTI

Bundan yirmi-yirmi beş yıl önceydi… Ben okul çağındaydım. Bir sabah  uyandığımız……. annem:

“Bu sabah okul…….. gidemezsiniz, çünkü kar bütün yollar……. kapamış…” diye odamız……. girdi.

Üç kardeştik. Sıcacık sobalı oday……. Koştuğumuz…… lâpa lâpa yağan karın köşe başların……. sanki kardan duvarlar örmek………. olduğun………… gördük.

Annem:

“Pek ummuyorum ama, pencere……… kollayın da, ekmek arabası gelirse, ekmek  alalım” dedi.

Camın önün………. uzun zaman bekledim. Sokaklar bomboştu. Neden sonra, semtimizin fırınının çinko kaplı arabası göründü. İyice yaklaştığın………… gözlerim……… inanamadım. Çünkü arabanın önün……… at yoktu. Arabacı atın yerin……… kendi  geçmiş, soğuktan morarmış yüzü ile arabay………… çekerek geliyordu. Her zamanki ekmekçimizin atı ya hasta idi, yahut o hava………… hayvan……… kıyamamıştı. Fakat içindeki sorumluluk duygusu ile bütün bir mahalley…………… ekmeksiz bırakmamak  için, Allah bilir, çektiği yük…………… belki de umursamıyordu.

Köşey……… geldiğin………… bakkal dükkânın………… bekleşen birkaç erkek ile pencere……… durum……… gören komşular sokağ……… fırlayıp arabay……… itelemey……….. başladılar. Çocuk gözlerim……… yaşlar dolmuştu.

Ara……… bunca yıl geçti. Öyle büyük bir insan……… bir daha rastlamadım. Bu ekmekçiy……… hiçbir zaman unutamam.

 

 

 

 

 

 

 

Aşağıdaki parçada geçen hal eklerini bularak tablodaki yerlerine yazınız.

 

 

 

MISIR MUCİZESİ

Mısır seferine gidilirken ordunun korkunç Sina Çölü’nden geçmesi gerekiyordu. Kum fırtınalarının etrafı kasıp kavurduğu, gündüzleri dayanılmaz sıcaklara sahne olurken geceleri dondurucu soğukları davet eden bu çölü dünyada hiç bir ordu geçememişti. Yavuz Sultan Selim ordusuna moral verici sözler söyledikten sonra atını çöle sürdü.

Herkes yanındaki suyu idareli kullanıyor, namazlar teyemmüm yapılarak kılınıyordu. Yolculuk böyle sürüp giderken Yavuz Sultan Selim’in bir ara atından indiği ve saygılı bir halde yaya olarak yürüdüğü görüldü. Herkes şaşırmıştı ama, kimse sebebini soramıyordu. Padişahın hiç yanından ayırmadığı Hasan Can durumu öğrenmekte gecikmedi.

Padişah O’na şunları söylemişti:

“İki cihan sultanı Peygamber Efendimiz önümüzde yaya olarak yürürlerken biz nasıl at üstünde olabiliriz Hasan Can?”

Belirtme Hali Yönelme Hali Bulunma Hali Ayrılma Hali
       

 

 

Gönderen: Admin
Tarih: 11 Mart 2017
Boyut:

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

KPSS
21 Mayıs 2017