Vicdan Küçüldükçe İnsanlık Kan Kaybediyor

Admin
Mart 15, 2019

Dünya insanların yaşayabileceği kadar geniş ama insanların kalbi akıllarının esiri.

Başkalarının inancını,yaşam tarzını kendisine tehtit olarak algılayan o kadar çok kişi var ki. Her gün başka bir acı, her gün başka bir trajediyle uyanıyoruz. Her gece yatarken sabahın güzelliğine inanmak isteyenler sabahın kasvetiyle tekrar bir umutsuzluk dalgasına giriyor.

Hem kendimize hem çevremize nefretle bakıyoruz. İnsanı insan olduğu için sevmek yerine tam aksine insan olduğu için nefret ediyoruz. Nefretimizi besleyen o kadar çok unsur var ki yalnızca insanlara değil hayvanlara da aynı kinle bakıyoruz. Fırsatını bulanlar hayvanlara olmadık işkenceler yapıyor.

Yavru köpeğin kulağını keserken hangi nefretin doyuma ulaştığını anlayamıyoruz.

Bir kedinin bacaklarını keserken çıkardığı feryadı tebessümle izleyen kalbi kararmışların hangi nedenle mutlu olduğunu bilemiyoruz.

Güvercinlerin başlarını koparıp onunla zincir yapan karaktersizin hangi yaşantının iz düşümlerine sahip olduğuna bir türlü anlam veremiyorsun.

Hayatımız bir dişlinin çarkları arasında ezilirken kalbimiz de vicdana,samimiyete,anlayışa,sevgiye dair ne varsa onlardan temizliyor kendini.

Var olmaya çalışırken yok ediyoruz bütün güzellikleri. Olaylara anlık çok sert tepkiler gösterirken belli bir zaman sonra unutulmuşlar arasına ekliyoruz, taki tekrar bir olay olup alevlenene kadar.

Sevdiğimizi söylediğimiz her şeye zarar veriyoruz. Artık sevgi kelimesi de nefret kadar tehlikeli. Bizi biz yapan kelimelerin anlamını söküp atıyoruz.

Hikayenin sonunda biz ayakta kalıyoruz ama sevdiğimiz ne varsa ayaklarımızın altına alarak yapıyoruz.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

KPSS
21 Mayıs 2017
Araç çubuğuna atla